Great Sea Interconnector projesinde Türkiye gerilimi
İsrail, Güney Kıbrıs ve Yunanistan arasında planlanan Great Sea Interconnector enerji projesi, Doğu Akdeniz’deki yetki alanı tartışmalarının gölgesinde kaldı. Güney Kıbrıs Dışişleri Bakanı Constantinos Kombos, projenin Türkiye’nin bölgedeki itirazları nedeniyle ilerleyemediğini savundu.
Doğu Akdeniz’de enerji hatları üzerinden yeni bir gerilim yaşanıyor. İsrail’i Güney Kıbrıs ve Yunanistan üzerinden Avrupa elektrik sistemine bağlamayı amaçlayan Great Sea Interconnector projesi, deniz yetki alanları konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle tartışmaların merkezine yerleşti.
Güney Kıbrıs Dışişleri Bakanı Constantinos Kombos, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında yaptığı açıklamada Türkiye’yi projenin önünde engel oluşturmakla suçladı.
Kombos: Proje Türkiye nedeniyle ilerleyemiyor
Kombos, özellikle Münhasır Ekonomik Bölge sınırlandırmasına ilişkin anlaşmazlıklara dikkat çekerek, Yunanistan-Güney Kıbrıs ve ardından Güney Kıbrıs-İsrail arasında kurulması planlanan elektrik bağlantısının Türkiye’nin itirazları nedeniyle sekteye uğradığını öne sürdü.
Ankara ise Doğu Akdeniz’de kendi kıta sahanlığını ilgilendirdiğini değerlendirdiği alanlarda, Türkiye ile koordinasyon kurulmadan yürütülen faaliyetlere karşı çıkıyor.
Avrupa’ya enerji bağlantısı hedefleniyor
Yaklaşık 1,9 milyar euro maliyet öngörülen Great Sea Interconnector projesi, 1.200 kilometreyi aşan denizaltı elektrik kablosundan oluşuyor.
Projenin tamamlanması halinde Güney Kıbrıs’ın Avrupa elektrik şebekesine bağlanması ve İsrail ile Avrupa arasında yeni bir enerji koridoru oluşturulması hedefleniyor.
Planlanan hattın 1.000 megavata kadar elektrik taşıma kapasitesine sahip olması öngörülüyor.
Deniz yetki alanları tartışması öne çıktı
Projenin teknik boyutunun yanı sıra Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları anlaşmazlığı da süreci doğrudan etkiliyor.
Türkiye ile Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın bölgedeki kıta sahanlığı ve ekonomik yetki alanlarına ilişkin farklı tezleri bulunuyor. Bu nedenle deniz tabanında yapılacak araştırma ve kablo döşeme faaliyetleri de diplomatik gerilime dönüşebiliyor.
Yunanistan tarafı ise projenin Avrupa ölçeğinde bir enerji yatırımı olduğunu savunarak çalışmaların devam edeceğini belirtiyor.
Gözler yeni güzergâh ve saha çalışmalarında
Great Sea Interconnector’ın geleceği, deniz tabanı araştırmalarının nasıl yürütüleceği ve kablo güzergâhının hangi alanlardan geçeceğiyle doğrudan bağlantılı olacak.
Doğu Akdeniz’de enerji, güvenlik ve deniz yetki alanlarının iç içe geçtiği süreçte proje yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda önemli bir jeopolitik başlık haline gelmiş durumda.







